Ekonomi Nedir?

Ne olacak bu ekonominin hali?

Neden Batı ülkeleri gibi gelişemiyoruz?

Bunlar hep sömürü düzeni!

Merkez Bankası neden böyle bir karar aldı?

Sen hiç yağ kuyruğunda bekledin mi?

IMF kapılarında yatmayacağız!

Ar-ge yatırımlarımız çok gelişiyor!

Ah bu faiz lobisi!

Ekonomide görünmez bir el var!

.

.

.

Hepimizin doğumdan ölüme kadar bazı istek ve ihtiyaçları vardır. Sen farklı bir yemek istersin, ben farklı. Sen farklı giyinmek istersin, ben farklı. Sen farklı şekilde mutlu olursun, ben farklı. Farklılık cümleleri uzar gider ama hepimiz bunları yapabilmek için ortak bir noktada buluşuruz. Senin istediğin yemek bende ise veya benim istediğim giysi sende ise bunu bir şekilde takas edebilirsek, hem senin istek ve ihtiyaçların hem de benim istek ve ihtiyaçlarım o anda gerçekleşmiş olur. İşte ikimiz arasındaki bu takas ilişkisini tüm dünyada milyarlarca insan için düşünürsek, bu ilişki süreçlerinin tamamına “ekonomi” denir. Klasik bir tanım yapmak istersek de, ekonomi dünya üzerindeki kıt kaynakların dağılımını ve bu dağılımın insan davranışları ile olan ilişkilerini inceleyen bir bilim dalı şeklinde söyleyebiliriz. Ayrıca bu klasik tanımı yapan kişi An Essay on the Nature and Significance of Economic Science (Ekonomi Biliminin Önemi ve Doğası Üzerine Bir Deneme) isimli çalışmaya sahip İngiliz Ekonomist Lionel Robbins’dir.

Hayatımızda istek ve ihtiyaçlarımızı gelirimiz kadar düzenlemeye çalışırız. Alışverişe gittiğimizde, gelirimiz kadar ürün bazlı dağılım yaparız. Aslında bunun ana nedeni, dünyada bizim istek ve ihtiyaçlarımızı karşılayacak kadar kaynak bulunmamasından dolayıdır. Daha da genişletirsek, tüm insanların ve devletlerin istek ve ihtiyaçlarını karşılayacak kadar, kaynak maalesef yoktur. İşte bu yüzden seçimlerin optimal dağılımı, “ekonomide denge” dediğimiz kavramı oluşturur ve bu dengeyi sağlamak maalesef o kadar da kolay değildir.

Hepimiz ülke ekonomisi için çok önemli bir yere sahibiz. Çalıştığımız işletmeler, hane olarak tüketim ve yatırım davranışlarımız, seçtiğimiz hükümetlerin ekonomik kararları… Hepimiz bir şeyler üretiyor, satıyor, tüketiyor, para alışverişi yapıyoruz. Vergi veriyoruz, hizmet sağlıyoruz, emek üretiyoruz. Ama bunların hepsini kıt kaynaklardan en iyi şekilde fayda sağlayarak yapmaya çalışıyoruz. Dünya üzerinde bunu en iyi yapan ülkeler ise gelişmiş ekonomi dediğimiz sistemlere sahip oluyor. Peki bu kadar istek ve ihtiyaç karşılığında, denge noktası için ne yapmak gerekiyor?

Tarih boyunca yüzlerce ekonomist, bu dengenin nasıl oluşacağı hakkında sayfalarca kitaplar yazmış, formüller oluşturmuş ve sistemle ilgili yapılması gerekenleri sıralamıştır. Fizyokratlar doğa düzeni ve tarım ile, merkantilistler ticaret ile, bulyonistler altın ve gümüş rezervi ile, klasik okulcular devletin asla karışmadığı bir sistem ile, monetaristler para miktarı ile sosyalistler tamamen devletin kontrolündeki ekonomi sistemi şeklinde uzayıp giden sistemler önermişlerdir. Tabi ki tüm bu görüşler günümüzde de olduğu gibi ekonomik sistemlerin gelişmesinde etkili olmuş ama dönemsel ve toplumsal olarak fikirler ayrılmıştır.

Ekonominin nasıl işlediği konusunda bilgi sahibi olmak, hepimiz için çok önemlidir. Günümüzün temel sosyal konularını kavramak için minimum düzeyde de olsa bir ekonomi bilgisine ihtiyaç vardır. Bunun için ise ekonomistlerin verileri nasıl analiz edip yorumladıkları her bir birey için önemli bir yere sahiptir. Ekonomide neden-sonuç ilişkisini anlamak, her gün izlediğimiz ekonomi haberlerini yorumlayabilmek, hem bireysel hem de ülke olarak neleri doğru veya yanlış yaptığımızı görmek bence en önemli görevlerimizdendir.

Ekonomi eğitimimiz, teoriden çok gerçek hayattaki örnekler ile sürecek, yeri geldiği zaman teoriye atıfta bulunacak ve en önemlisi ise ekonomik göstergelerin yorumlanması şeklinde olacaktır. Açıklanan verilerin ne anlama geldiğini yorumlamaya çalışacağız, geçmişte yapılan hataları, gelecekte ne yapılması gerektiğini öngörmeye çalışacağız. EVDS, TÜİK, FED, IMF gibi yetkili kurumlardan veriler çekip, grafiklere döküp güncel durumları yorumlamaya çalışacağız. Amacımız, “Ben ekonominin neresindeyim ve hem davranışlarımla hem de alışkanlıklarımla ekonomiyi nasıl etkiliyorum? Bu şartlarda neler yapmam gerekiyor?” sorularına herkesin cevap vermesini sağlamaya çalışmaktır.

Bir sonraki derste görüşmek dileği ile…  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir