Merkez Bankası Fonlama Yapısı

Merkez Bankasının internet sitesine girdiğimizde en üst kısımda, karşımıza şöyle bir cümle çıkar; “Merkez Bankasının temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.”

Bu cümledeki “fiyat istikrarı”, ekonomik kararlarda dikkate alınmayacak ölçüde olan enflasyon oranı anlamını taşımaktadır. Akademik olarak bir tanım yapmak gerekirse de, ekonomik aktörlerin tüketim, yatırım ve tasarruf gibi kararlarını alırken genel fiyat seviyesindeki olası değişiklikleri dikkate almaya gerek duymamaları durumunu ifade etmektedir (Greenspan, 2001).

Dünyada her ekonomik kriz, karar vericiler için yeni sorunlar ortaya çıkartmış ve daha sonra ise bu sorunlara çözüm üretilmeye çalışılmıştır. Bunun en yakın örneği ise “enflasyon hedeflemesi” rejiminin gündeme gelmesi ve kabul görmesidir. 1970’li yıllarda petrol fiyatlarındaki artışın dünya ekonomisinde yarattığı yüksek enflasyon ve düşük büyüme oranları, dünya merkez bankalarının ana hedeflerinin enflasyon sorununun çözümü üzerine yoğunlaşmasını sağlamıştır. 1990’lara gelindiğinde, para ve kredi büyüklükleri ile enflasyon arasındaki kısa vadeli ilişki oldukça istikrarsız bir hal almıştır. Bu durum, söz konusu büyüklüklerin ara hedefler olarak daha az güvenilir ve daha az faydalı olmasına neden olmuştur (Portugal, 2007). Yine aynı şekilde, hızla artan uluslararası sermaye akımları ve döviz kurlarını spekülatif saldırılardan korumanın gittikçe zorlaşması gibi unsurlar, sabit döviz kuru rejiminin enflasyonu kontrol altına almakta gittikçe daha az güvenilir ve daha az başarılı olmasına yol açmaktadır (Kara, Orak, 2008).

1989 yılında ilk olarak Yeni Zelanda enflasyon hedeflemesi rejimine geçmiş ve başarılı sonuçlar elde etmiştir. Bunun üzerine birçok ülke enflasyon ile mücadelede enflasyon hedeflemesi rejimini kabul etmiş ve günümüze kadar devam ettirmiştir. Ülkemiz ise 2001 krizinden sonra bu rejimi kabul etmiştir. Enflasyon hedeflemesi ile ilgili çok fazla makale mevcut ama daha teknik şekilde incelemek isteyenler buradaki makaleyi okuyabilir. Ayrıca buradaki link ile de TCMB enflasyon hedef tablosuna ulaşabilirler.

Merkez Bankasının en önemli özelliklerinden bir tanesi, nihai kredi mercii (makamı) olmasıdır. Bu bağlamda Banka, ödeme sisteminde aksama yaratan geçici likidite sıkışıklıklarını ve finansal piyasaların etkin bir şekilde çalışmasını engelleyen teknik kaynaklı ödeme sorunlarını gidermek için kredi imkânı sağlamaktadır. Bunun için Açık Piyasa İşlemleri denilen bir strateji ile, dolaşımdaki para miktarını kontrol ederek, paraya ulaşım maliyetini etkilemektedir. Buda piyasanın, tüketim, yatırım gibi kararlarında son derece önemlidir. Açık piyasa işlemlerini kullanırken, piyasanın durumuna göre menkul kıymet karşılığı para verir ve yine topladığı menkul kıymetleri vade sonunda iade ederek, verdiği parayı faizi ile birlikte geri alır. Bu şekilde dolaşımdaki para miktarını kontrol altında tutmuş olur. Bizim bugün inceleyeceğimiz ise bu işlemlerin neler olduğu dışında, faizlerinin oluşumu ve yorumlanması olacaktır. Genel olarak açık piyasa işlemleri tablodaki gibidir.

Ama açık piyasa işlemleri hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.

Merkez bankası, açık piyasa işlemleri ile etkilediği dolaşımdaki para miktarını her kanaldan farklı faizler uygulama yolunu veya bazı kanalları belirli süre kapatıp, piyasayı tek kanaldan fonlama yolunu da seçebilir. Bizler bu duruma örtülü faiz işlemi diyoruz. Mesela haftalık repo ihalesi faizi % X iken gecelik fonlama % X+2 ise, merkez bankası faizleri değiştirmeden, haftalık repo ihalesi açmayarak, piyasayı % X+2 ile fonlayabilir. Bu durumda resmi politika faizi değişmese bile, fonlama faizi değişecektir. O zaman işi biraz daha derinleştirip, merkez bankasının kullandığı farklı faiz ve fonlama kanallarını inceleyelim.

Merkez bankasının 4 ana faiz yapısı vardır. Bunlar;

1-Gecelik (Over/Night) Faiz

Bu faiz, gecelik repo işlemi için kullanılır. Bankalar nakit ihtiyaçlarına ve fazlalıklarına göre gecelik vadede merkez bankasından borç alıp yine merkez bankasına borç verebilirler.

2-Geç Likidite Penceresi (GLP) Faiz

GLP aslında bir açık piyasa işlemi yerine hazır imkanlar olarak geçse de mantığı yine aynıdır. Bankaların gün sonunda yaşadığı nakit sıkıntısına bir çözüm olarak görülür. Teminat karşılığında, limitsiz olarak saat 16:00 ve 17:00 arasında bu kanaldan yararlanabilirler. Tabi ki bu kanalın maliyeti biraz daha fazladır. Yukarıda belirttiğim gibi, merkez bankası örtülü faiz artışı için diğer kanalları kapatarak, piyasayı GLP kanalına yönlendirebilir.

3-Bir Haftalık Repo Faiz

İşte herkesin dilinden düşürmediği ünlü politika faizi budur. Merkez bankası, para politikası kurulu toplantısı sonucunda karar kıldığı ve faizler sabit kaldı, faizler yükseldi gibi kelimelerle başlayan cümlelerin kahramanı bu faizdir. Merkez bankası bu kanal ile bir hafta vadeli repo ihalesi açarak, piyasayı fonlamaktadır. İçeriğine ileride tekrar gireceğiz.

4-Ağırlıklı Ortalama Fonlama Faizi

Diğer ismi ile ortalama fonlama maliyeti olan bu uygulama, merkez bankasının farklı kanallardan farklı faizlerle fonlama yapması, bu faizin önemini arttırmıştır. Çok basit bir şekilde düşünelim. Politika faizi % X iken, gecelik faiz % X+1, geç likidite faizi % X+2 olsun. Merkez bankasının her bir kanaldan farklı tutarda fonlama yaptığı veya bazı kanalları kapalı tutup diğer kanallardan fonlama yaptığı varsayımını düşünürsek, politika faizi % X olarak kalsa bile, piyasayı daha yüksek şekilde fonlamış olur. Bu da bizlerin bankaya gittiğimizde, daha fazla faizle karşılaşacağımız anlamına gelir. Yani yüksek faizden tüketim ve yatırım yapma durumu olur. Bu çok yakın zamanda gerçekleşmişti. Aşağıdaki merkez bankası açıklamasında olduğu gibi piyasayı GLP’ye yönelterek, sıkılaşma yapmaya çalışmıştır. Bunlar aynı zamanda TL maliyeti üzerinde etkiye sahip olduğu için, Dolar/TL kurunu da yakından ilgilendirir ama o konuya sonra geleceğiz.

O zaman ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti bizlere neyi gösterir? Piyasayı gerçekte kaç faizle fonladığını! Yani hangi fonlama kanalından % kaç ile fonladığı bilgisini kullanarak, miktar ve faizlerine göre ağırlıklandırma işlemi ile bizlere ortalama bir faiz vermektedir. Bu nedenden dolayı merkez bankası yönetimi değiştiğinde fonlamanın tek bir kanaldan, bir haftalık repo üzerinden yapılacağı söylenerek, piyasa şeffaflığı konusunda önemli bir adım atılmıştır. Bu karar aşağıdaki gibidir.

Diğer anlatacağım konuya geçmeden önce, metinde dikkat çeken bir nokta ise bir hafta vadeli repo miktar ihalesi kavramı. Miktar?

Repo ihaleleri miktar ihalesi, geleneksel ihale yöntemi ve kotasyon yöntemleri ile yapılmaktadır.

Miktar ihalesi yönteminde ihale tutarı, vadesi ve faizi merkez bankası tarafından belirlenir. Gelen teklifler açılan miktardan az veya eşitse, tüm teklifler kazanır. Ama teklifler, ihale miktarından fazla ise ihale tutarı kuruluşlara, ihale tutarının toplam teklif tutarına oranı ile her bir kuruluşun toplam teklifinin çarpılması yoluyla dağıtılır.

Geleneksel ihale de ise ihaleyi kazananların işlemleri, kendi teklif fiyatlarından/faiz/getiri oranlarından gerçekleştirilir.

Kotasyon yönteminde ise yine merkez bankasının belirlediği fiyat-faiz-getiri oranlarından fonlamadan yararlanır.

Daha fazla bilgi için tıklayınız.

Buraya kadar anlaşıldıysa, güncel faizlerin olduğu tablomuzu yapalım;

Faiz TürüBorç AlmaBorç Verme
Gecelik (O/N)% 15,50% 18,50
GLP% 0% 21,50
Bir Hafta Vadeli Repo% 17,00
AOFM% 17,03

Ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin neden % 17’nin üzerinde olduğunu, uygulama yaptığımızda daha net anlayacaksınız. Şimdi gelelim biz bu verileri nereden bulacağız, fonlama maliyetini matematiksel olarak nasıl hesaplayacağız ve excel ile nasıl tutacağımız konusuna.

Gecelik, GLP ve Bir hafta repo faiz oranlarını buradan bulabilirsiniz.

O zaman biz adım adım giderek, fonlama ve ağırlıklı fonlama maliyetlerini bulalım ve matematiğine bakalım.

İlk önce EVDS sistemine girelim. Karşımıza aşağıdaki gibi bir ekran çıkacak ve biz ekranın sol üst kısmındaki “tüm seriler” seçeneğine tıklayacağız.

Daha sonra çıkan ekrandan, “piyasa verileri” seçeneğine tıklayıp, ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti kısmına geçeceğiz.

Seçeneği tıkladığımızda parametreler ekrana gelecek ve hepsine tik işareti koyup, ekle diyeceğiz.

Rapor seçeneklerinde değiştireceğiniz bir parametre yok. O yüzden rapor seçeneğinin altında işaretlediğim alana tıklayalım. Karşınıza aşağıdaki gibi bir ekran çıkacaktır.

Burada ise sağ üstte bulunan excel seçeneğine basarak, verileri excele indireceğiz. İndirme seçeneği karşınıza çıkarsa, formatın dikey ve artan şeklinde olmasına dikkat ediniz. Seriler excele indiğinde başlıkların farklı olduğunu göreceksiniz. Bunun için sayfanın altında bulunan seri açıklamaları kısmındaki gerçek başlık isimlerini seçip kopyalayın. Daha sonra B1 sütunu üzerine gelip, sol üstteki yapıştır seçeneğinden, aşağıda gösterdiğim gibi yapıştırın.

Artık başlıklarımız düzgün şekilde gözükecektir.

Şimdi her şey tamam ise, başlıkları sol baştan incelemeye başlayalım.

A-İhale Yoluyla Fonlama

Yukarıda bahsettiğim ihale yolu ile fonlama tutarını belirten sütundur. Vadelerine göre açıkta kalan tutarların toplamına eşittir.

B-BİST O/N Repo, Kotasyon Repo, Piyasa Yapıcı Repo

Gecelik olarak fonlanan Borsa İstanbul, kotasyonlar ve piyasa yapıcılarının verilerini gösterir.

C-Depo

Yine açık piyasa işlemi olan depo ile fonlama verilerini gösterir.

D-GLP Depo, GLP Repo

Geç likidite penceresi üzerinden repo veya depo ile yapılan fonlama verilerini gösterir.

E-Toplam Kotasyon Yoluyla Fonlama

Kotasyon yöntemi ile fonlanan toplam miktarı gösterir. Bu veri B, C ve D verilerinin toplamından oluşur.

F-Toplam Fonlama

Bu veri ise A ve E seçeneklerinin toplamından oluşur. Yani ihale ve kotasyon yoluyla fonlanan miktarların toplamından.

G-İhale Yoluyla Sterilizasyon

Sterilizasyon, merkez bankasının para arzını dengeleme konusunda piyasada çıkan likiditeyi, açık piyasa işlemleri yolu ile geri çekme işlemidir. Buradaki veri ise bu işlemin ihale ile yapılan ayağıdır.

H-Kotasyon Yoluyla Sterilizasyon

Sterilizasyon işleminin, kotasyon yolu kullanılarak yapılan miktar verisidir.

I-Toplam Sterilizasyon

G ve H verilerinin toplamından oluşur.

J-Net Fonlama

Toplam fonlamadan toplam sterilizasyonun çıkartılmasıyla (F-I) bulunan net fonlama miktarıdır.

K-AOFM

Gerçekleşen fonlama miktarlarının faizleri ile ağırlıklandırılarak, merkez bankasının piyasayı ortalama kaç faiz ile fonladığını gösterir.

O zaman biraz daha işin matematiğine girelim ve AOFM nasıl hesaplanır uygulamalı olarak gösterelim.

İlk olarak kendimize aşağıdaki gibi bir excel şablonu hazırlayalım. İsterseniz farklı şekilde de biçimlendirebilirsiniz ama bu benim kullandığım tablo yapısı.

Bu tablonun yapısı kısaca şu şekilde;

Üst taraftaki tablo verilerin olacağı alan, alt taraftaki tablo ise toplam fonlama ile birlikte AOFM hesaplanması olacak. APİ kısmı gecelik, haftalık veya bir haftadan uzun vadeler için fonlama kaynağı. Güncel olarak geleneksel repo olmadığı için tablomuzda yok ama açılırsa ekleriz. Valör, işlemin tarihi, vadesi ise fonlamanın süresini gösterir. Tutar kısmı ne kadar fonlama yapıldığını gösterir. Şimdi biz ilk olarak gecelik(O/N) fonlamaya bakalım. Gecelik fonlama 1 günlük vade olduğu için bu verileri üst kısımda anlattığım EVDS ile bulabiliriz.

Güncel verilere göre 31.12.2020 tarihinde gecelik repo 6.587,00 TL yapılmış. Depo sıfır, GLP sıfır. O zaman tablomuzun gecelik fonlama kısmının miktarlarını dolduralım. Faizleri ise yukarıda faiz tablosunda gösterdiğim gibi yazalım. Aynı zamanda aşağıdaki tabloda da bu üç tutarı “topla” formülü ile toplayalım.

Şimdi gelelim bu faizlerin kendi içerisindeki ağırlıklandırılmalarına. Öncelikle her bir tutarın o kompozisyonun toplamı içerisindeki payını bulabilmek için, yüzde paylarını hesaplayalım.

Bunun için yüzde pay kısmına şu formülü yazalım; EĞERHATA(D2/$B$15;0) ve aşağıya kaydıralım.  Burada “eğerhata” kullanmamın nedeni, depo ve GLP sıfır olduğu için hata döndürecek olmasıydı.

Şimdi yüzde paylarını bulduysak, her birimin ağırlıklandırılmış faizlerini hesaplayabiliriz. Bunun için her birimin faiz oranını, yüzde paylarıyla çarpıyoruz ve ağırlıklandırılmış faizleri buluyoruz. Daha sonra aşağıdaki tabloda o birim için ağırlıklandırılmış faizleri toplayarak, birim bazlı fonlama maliyetini hesaplıyoruz.

Artık gecelik fonlamanın 31.12.2020 tarihli ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini hesapladık. % 18,50 imiş.

Şimdi gelelim miktar repo ihalelerine. Bu verilere EVDS sisteminden değil buradaki linkten ulaşıyoruz. Veri çok fazla olduğu için açılması biraz uzun sürebilir.

Burada kullanacağımız sütunları işaretledim. Şimdi sayfanın en alt kısmına gelelim. Kırmızı ile işaretlediğim alan vadesi daha dolmamış ihaleler. Üzerindekiler ise tamamen kapanmış ve artık bizimle ilgisi olmayan alan. Yukarı doğru giderseniz, ihale türü geleneksel olanlardan açık vadede bekleyenin olmadığını, tüm vadelerin bittiğini görürsünüz. Şimdi biz buradan tablomuza vadesi gelmeyen verileri yerleştirelim. Hepsi için ortalama basit faiz kullanacağız. Aslında bu faiz haftalık repo ihalesi faizi. Miktar ihalesi olduğu için faizler %17 olarak belirtilmiştir. Eğer geleneksel ihale olsaydı bu faiz oranı değişecekti.

Gecelikte ne yaptıysak, miktar ihalesinde de aynı formül yapısını kullanıp, repo birimi için yüzde pay, ağırlıklandırılmış faiz ve birim bazlı ağırlıklandırılmış ortalama fonlama maliyetini hesaplıyoruz. Haftalık repo için AOFM ise %17 olarak hesapladık. Geleneksel ihale sıfır olduğu için, oraya da sıfır değerlerini giriyoruz. Burada bulduğumuz fonlama miktarları, ilk kısımda anlattığım EVDS sisteminden çektiğimiz miktarlarla aynı olmalıdır.

Şimdi gelelim son olarak günlük bazlı açıklanan ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti rakamına nasıl ulaşacağız?

Aslında mantık yine aynı ama bu sefer toplam yapıları kullanarak hesaplayacağız. Her bir tutarı, toplam fonlamaya bölüp, ağırlıklı faizleri ile çarptıktan sonra toplayacağız. Hemen yapalım!

((6.587,00/289.587,00)* %18,50) + ((283.000,00/289.587,00)* %17,00) + ((0/289.587,00)* %0)

Buranın toplamı bizlere günlük açıklanan ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini verecektir. Sonuç %17,03

İşte basit bir excel şablonu ile bu süreci yakından takip edebiliyoruz. Peki bu sonuçlar bizim ne işimize yarayacak?

Piyasanın fonlandığı faiz ve miktarları, para arzından, piyasa arz-talep dengesine kadar birçok faktörü etkilemektedir. Faizlerin artacağı veya düşeceği beklentisini, bu fonlama ile tespit edebilir, yorumlayabilirsiniz. Ona göre piyasada pozisyon alabilir, yatırımlarınızı, tüketim alışkanlıklarınızı ve en önemlisi geleceğe yönelik beklentileri net bir şekilde görebilirsiniz. Tabi ki bu veriler tek başına çok küçük anlamlar ifade etse de, kredi faizleri, kredi istatistikleri, emisyon, para arzı gibi parametrelerle, çok fazla bilgi barındırmaktadır. Umarım faydalı bir yazı olmuştur…

Bir sonraki derste görüşmek dileği ile… 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir